Çocuklarımız için öksürüğü kesen karışım ve dua

Çocuklarımız dünyamızın içerisindeki en hassas noktalarımız ve onların çaresizlik içerisinde olduğunu düşünmek bile biz kadınları çıldırtmaya yetiyor. Malum kış aylarındayız ve koronavirüs ile birlikte evlere kapandık hastanelere de gidip oralardan virüs kapmak istemiyoruz bu durumda kendi kendimizin doktoru olucaz mecburen hastaneye gitmemiz gerekene kadar.

Benim düzenli olarak uyguladığım ve hafif boğaz ağrılarına iyi gelen ve öksürüğü kesen basit bir karışım. Ben her zaman güzel kızım öksürdüğünde bu karışımı yaparım ve şu duayı okurum.

https://www.kutsaldinislam.com/oksuruk-icin-okunacak-dua.html

Öksürük için Okunacak Dua , Abdullah b. Muhammed b. Mihram el-Kufi, Eyyüb’den; o, Amr b. Şimr’den; o, Cabir’den; o, Ebu Cafer Muhammed b. Ali b. el-Hüseyin (a.s.)’den; o, el-Hüseyin (a.s.)’den rivayet ediyor.

Emirü’l-müminin şöyle buyurdu: “Her kim boğazında ağrıdan, aşırı öksürükten ve bedeninin dengesizliğinin artmasından yakınıyor ise kapsayıcı (el-cdmi’a) denen şu sözleri okusun: Ey Allah’ım! Sen benim, ümidim dayanağım, desteğim, güzelliğim, yardımcım, yüce olanımsın.

Öksürük için okunacak dua olarak buyurdu….

Yaptığım karışımı aşağıda paylaşacağım ancak kesinlikle hiç bir şeyin fazlasına kaçmayın.

sabah 1 bardak (ölçü bardağı) suyu bir yumurta kaynattığımız küçük tencereye ekliyoruz ve kaynayana kadar bekliyoruz. Kaynadıktan sonra içerisinde 1 tam limon ve çocuğunuzun yaşına göre toz zencefil ve karar biber ekliyoruz. Ben eşim için 1 tatlı kaşığı toz zencefil ve 1 çay kaşığı karabiber atıyorum. Kızım için (kızım 5 yaşında) yarım tatlı kaşığı zencefil ve çay kaşığının ucu ile karabiber atıyorum. 7-8 dakika kaynattıktan sonra ılımaya bırakıyorum ve o safhada oda sıcaklığındaki 1 tatlı kaşığı hakiki balı çıkartıyorum. Sıvı karışım oda sıcaklığına geldikten sonra balımıda ekliyorum ve 2-3 dakika karıştırıyorum. Sonra hafif ısıtıp içiriyorum. Bu boğazda rahatlama sağlıyor ve ben bunu 1 günde 2 kere asla vermiyorum korkuyorum zencefil zarar verirmi diye bunun akabinde akşam saatlerinde tereyağını kızdırıyorum (saf tereyağı) üstüne yarım çay bardağı dut pekmezi döküyorum ve bu karışımı cezvede yapıyorum. 3-4 dakika kaynatıyorum kısık ateşte bu arada 1 yemek kaşığı tereyağı özür dilerim unuttum söylemeyi ve içine çok az saman otu suyu ekliyorum 2 çorba kaşığı kadar bunların tamamını 3-4 dakika daha kaynattıkta sonra çok soğumasına izin vermeden kızımın içeceği kadar sıcaklıkta veriyorum. Ben 1 günde öksürük problemini çözüyorum. İnşallah sizinde işinize yarar bu arada saman otu suyunu tek başına veren arkadaşımda var oda anlık olarak rahatlattığını söylüyor günde 3 kere ılık veriyormuş 1 çay bardağı ancak ben denemedim bile. Benimde anamdan, babaannemden öğrendiğim bu nihayetinde ama saman otu değerli yani o bir kesin bronşlarını açacak hastanızın ve her aktardan çok ucuza alablirsiniz.

Duaya gelince. İnanan insanlarız elhamdülillah, ben her isteğimde hem darlığımda elaleme değil rabbime yalvarırım. Hastalıkta da ona el açarım. Öksürüğü kesen dua yine aynı şekilde benim için bir dua.

Dua Kaynağı: https://www.kutsaldinislam.com/

Cildinizin güzelliği için en verimli ilaç

Sauna İmalatı

Güzellik için ne kremlere, ilaçlara hatta acayip karışımlara inanarak ne kimyasal birleşimler yaptık 😀 Cildimiz çok önemli ya. Yeni bir deneyimim var ve 4. kez uygulayınca sizlerle de paylaşmak istedim. Buharla aranız nasıl? Buharın cildiniz üzerindeki etkilerini hiç test ettiniz mi? Sadede geleyim, sauna nedir biliyorsunuz hepiniz, orta doğu da bile evlere girme oranı Türkiyemizden daha yüksek olan yani dünyanın tadını çıkardığı ancak bizim yüzünü bile göremediğimiz buhar odaları.

Lise zamanlarından bugüne dostluğumuzu taşıyabildiğimiz canım arkadaşım 2 aylık bir süre evde yalnız kalınca bende haliyle yanına taşındım ve onlar sauna imalatı yaptırmışlar ikinci banyonun olduğu yere ve bende bu sayede deneyimlemiş oldum sauna nasıl bir  şey ve ne işe yarıyor. bir banyo ne kadardır onu ben metre olarak söyleyemem ama eve yaptırılan bir sauna maliyeti 8500 ₺.

https://saunaimalati.net/sauna-imalati/

Yukarıdaki web siteden yaptırmışlar ve ben çok beğendim. Şimdi size ne yaptığımı anlatayım ve aynı zamanda sonrada eve gelince düzenli olarak ne yaptığımı da anlatacağım. 10 günde 1 saunaya girdim. Derece falan bilmiyorum ama standart olur onlar muhtemelen standart zaten. 10 günde 1 kere saunada 20 dakikalık bir süre geçirdim ancak saunaya girmeden önce cilt temizliğimi standart şekilde yaptım. 4 seans sonunda cildimdeki değişiklik ve pürüzsüz görünüm inanılmaz derecede etkileyiciydi. Kuaföre gittiğimde fark ettiler ve sordular öyle düşünün.

Şuanda ne yapıyorum diye sorarsanız eğer çaydanlık ve havluyla 😀 buharın tadınız çıkarıyorum. Aynı etkiyi göstermez tabi ki ancak buhar işte 😀 çaydanlığın içini yarım kadar su dolduruyorum ve kaynama noktasına geldiği zaman büyük banyo havlusunu başımdan aşağı verip tüm buharı cildime almaya çalışıyorum bunun en azından gözenekleri açacağından şüphem yok.

Denemenizi tavsiye ediyorum çünkü gerçekten faydasını gördüm. Herkes evine sauna yaptıramaz onu biliyorum ama buhar ile aranız iyi olmalı yine de. Aman çaydanlıktaki buharla yüzünüzü falan yakıp sonra bana kızmayın 😀 dikkatli olun.

 

İnstagram ve Kadın takipçi olmak

Merhaba, aynen başlıkta yazan iki unsurun yarattığı çılgınlığı anlatmak istiyorum yani İnstagram ve İnstagramda herkes gibi hesapları , fenomenleri ve ticari ürün / marka satışı yapan işletmeleri takip eden bir bayan olmak.

Türkiye de kadın olmak zor derken geçenlerde keşfettim meğer İnstagram da kadın olmakta çok zormuş. 🙂 İstiyorlar ki kadın takipçiler sağa sola atlasın, her gönderiyi beğensin, her hesabı takip etsin, her yere yorum yapsın. Aslında br çoğumuzun bunları yapması sebebiyle başladı bu çılgınlıkta ama neyse 🙂 sonuç itibari ile İnstagram da kadın olmak bu ara çok zor.

Neden zor biliyor musunuz?

İnstagram da bir takipçi çılgınlığı var ve bu her geçen gün büyüyor. Ürünlerini satmak isteyen ve fenomen olma hevesiyle yanan tutuşan bireysel ve kurumsal kimlikli kişiler instagram da bir hesap açıyor ve instagram takipçi satın al başlığı ile satış yapan bir platformda soluğu alıyor. Çünkü bu şekilde hiç bir efor sarf etmeden hatta bir paylaşım bile yapmadan! evet evet paylaşım bile yapmadan parasını ödeyip takipçi satın alabilecek ve hesabı bir anda bilmem kaç kişi olacak ve bu sayede o da ürünlerin veya işte sattığı her ne hizmetiyse onu pazarlayacak.

İşte yine kadın olmak zor.

Neden mi? Takipçi satışı yapan kişiler bu ürün satışı yapan hesaplara direkt olarak bayan takipçi satın al diye yönlendirmelerde bulunuyor da ondan.

Hal böyle olunca otomatik olarak bayan takipçi kıymete biniyor ama bunda tabi ki bir haklılık payı var. Erkekler anca kadın gönderilerin altında cinsel bir dürtü besleme çabası içinde veya bir bayan bulup ona dm den yürüyor ama bayan takipçiler öylemi. Biz orayı gerçek amacına dair kullanıyoruz ve bu amaç içerisinde karşımıza evimizle, güzelliğimizle alakalı kişisel bakım ürünleriyle veya güncel bir yeni nesil mutfak ürünü gibi bir şey çıkarsa değerlendiriyoruz. Yani biz olması gerektiği gibi kullandığımız için instagram da beğeniliyoruz ama bu bile bizim başımıza bela oluyor. Tıpkı güzel olmak suç mu örneği gibi.

Nasıl bela oluyor derseniz eğer hangi hesabı beğensem bayan takipçileri bir yerlerde göndermek için çekiliş düzenliyor. Yani çekilişe katılmak için ben gidip orada yazan hesapları beğenecem ki oda binlerce kişiden birine hediye verecek. Eleştirmicem okey ama benim dezavantaj yaşamam sebep oluyor bu. Ben o hesabı paylaşımlarından ötürü beğendim ve beklentim yeni daha güzel paylaşımlar ama çekiliş gönderisi attıktan sonra sürekli olarak içinde altın falan resimleri olan bir gönderi geliyor. Ya takibi bırakacaksın ya çekilişine katılacaksın.

Yani istiyorlar ki kadınlar bir oraya bir buraya gitsin sürekli beğensin, sürekli satın alsın. Geçen gün ben instagram bayan izlenme satın al diye başlık açan site gördüm. 😀 sadece takipçi değil bayanın instagram özelinde etinden sütünden herşeyinden faydalanmak üzere bir çılgınlık bu.

Ben beğenmiyorum. katılmıyorum. Gerisini siz bilirsiniz.

https://oiyi.net/

 

Gün boyu nasıl güzel kokulur?

Parfüm baskı yapmak için en popüler yerlerden biri bileğiniz olsa da, buraya uygulamaktan kaçınmalısınız. Eğer ellerinizle temas ederse, alkol bazlı parfümler cildinizi kurutabilir, çatlamaya ve hatta kanamaya niçin olabilir.

Koltuk altınıza sıkmayın

Koltuk altlarındaki ter bezleri parfümle reaksiyona girerek yanma duygusal ve kaşıntıya neden olabilir. Bu yüzden o bölgeye sakın parfüm sıkmayın.

Bikini bölgesi etrafına sıkmayın

Parfümünüzü, bikini bölgenizin çevresinde kullanırsanız, cildiniz kurumasına niçin olacaktır. Bunun dışındabu bölgeler kolayca tahriş olabilir. Bu da kaşıntı ve iltihaplanma ile sonuçlanır.

Göz çevrenize sıkmayın

Göz çevrenize parfüm sıkmaktan uzakta durun. Alkol ve etil bazlı parfümler, epeyce hassas noktalarla temas ettiğinde ciddi zarar verebilir.

Dizlerin arkası

Parfümün daimi olmasını istiyorsanız dizlerinizin arkadaki tarafına sıkabilirsiniz. Bu birincil ilk olarak şaşırtıcı gelebilir ama sıkacağınız bölge tam da darbe noktası olacaktır. Daha iyi netice için duştan sonra o bölgeyi nemlendirin ve parfüm sıkın.

İç uylukların arası

Özel bölgelerin etrafına parfüm sıkmak birazcık güvenli olmayan olsa da, iç uylukların arasına dikkatli şekilde parfüm sıkabilirsiniz. Bu sayede oradaki ısı kokuyu artıracak ve tüm gün kalıcı olmasını sağlayacak. Keza birine sarıldığınız vakit kokunuz karşısında tarafta kalmayacak.

Dekolte bölgesi

Daha hafif ve ince bir koku oluşmasını istiyorsanız parfümü dekolte bölgesine sıkabilirsiniz. Çok enerjik bir devamlılık olmasa da bütün gün sizi yöneticilik edecektir.

Karın bölgesi

Karın bölgenizi gösterecek kıyafetler tercih ediyorsanız, oraya parfüm sıkarak tüm gün kalıcılığını artırabilirsiniz. Bu sayede karşısında konulmaz bir koku bırakacaktır.

Kollajen cilt bakımını nasıl etkiliyor?

Kolajen takviye ürünlerinin uyumlu alınması cildin kalitesini yükseltiyor. Ancak ürünün mutlaka bir dermatolog tarafından önerilmesi gerekiyor.

Yıllar içinde yaşlanmayla birlikte güneş ışınlarına da maruz kalan cildimizin kolajen yapısı bozulur ve miktarı azalır. Kolajen yardım ürünlerinin düzenli bir şekilde 3 ila 6 ay baştan başa kullanımı deride yeni kolajen oluşumunu arttırıyor ve deri yaşlanmasını baskılıyor.

Dolgu maddesi olarak deri içine enjeksiyon şeklinde kullanılan kolajen ürünlerinin aksine, ağızdan alınan kolajen takviye ürünleri derinin bir bölgesi yerine yaygın olarak bütün deride etkisini göstermekte ve cilt kalitesini artırmaktadır. Bu olumlu etkileri destekleyen fazla sayıda bilimsel egzersiz vardır.

Destek ürünlerinin kullanımına başlanmadan önce hekime danışılmalı

Kolajenlerin vücudun bono dokusunu oluşturan asıl proteinlerdir.

Tüm karoser proteinlerinin yüzde 30’unu yaratıcı kolajen, cilt dokusunun su dışında kalan miktarının da yüzde 70’ini oluşturuyor. Kolajen yardım ürünleri sindirim sisteminde emilimi makul kılmak için kolajeni tamamen kapsamak yerine, onun inşa taşları olan aminoasit gruplarını içeriyor.

Bu şekilde emilimi kolaylaşan kolajen inşa taşları kana karıştıktan sonra ilgili dokulara alınarak oralarda yeniden kolajenin oluşturulmasını sağlıyor. Kolajen destek ürünlerinin uyumlu alınması cildin kalitesini yükseltiyor. Fakat ürünün mutlaka bir dermatolog kadar önerilmesi gerekir.

Doğru dozun ve doğru ürünün seçimi için bir cildiye uzmanından görüntü alınması ve ürünleri almaya başlamadan önce hekime danışılması gerekiyor.

Meme Kanserinde Trama

Tarama, toplumda sık görülen bir hastalığın basit test veya tetkikler ile herhangi bir şikayet gelişmeden saptanmasına denilir. Meme kanserinde taramanın amacı kanseri erken evrede saptayıp kansere bağlı ölümleri önlemektir. Ayrıca tarama ile meme kanserinin erken evrede saptanmasıyla memenin bütününün alınmasına gerek kalmadan korunması mümkün olmakta ve kemoterapiye ihtiyaç azalmaktadır. Düzenli tarama testleri yaptırmak, meme kanserinin erken teşhisinin en etkili ve güvenilir yoludur.

Meme kanseri için tarama;

  • kendi kendine meme muayenesi,
  • doktor tarafından yapılan klinik meme muayenesi
  • mamografi ile yapılan görüntüleme şeklinde olmaktadır.

Normal Riske Sahip Kişilerde Tarama;

Kendi Kendine Muayene

Yirmi yaşından sonra her kadının yapması önerilir, muayenenin yapılma aralığı ise;

  • adet görüyorsa adetten sonraki 5-7. gün arasında,
  • menapozdan sonra her ayın sabit bir takvim gününde,
  • emziren kadınlarda ayda bir emzirmeyi takiben göğüslerdeki süt boşaldıktan sonra.

Bu muayene yöntemi ayna karşısında, yatarak veya duşta uygulanabilir. Burada amaçlanan, kişinin kendi meme dokusunu daha iyi tanıması ve memelerde oluşabilecek değişiklikleri erken saptayabilmesidir.

 

Gözle inceleme: Ayna karşısında yapılmalıdır. Kollar yukarı kaldırıldıktan sonra, ilk olarak her iki kol başın arkasındayken, ikinci olarak da elleri kalça kemiklerinin üzerine bastırırken; omuzları hafifçe çıkararak öne doğru eğilerek ayrı ayrı önden ve yandan her iki meme ve koltukaltı incelenmelidir. Bu esnada memelerin büyüklüğüne, simetrisine, derinin rengine, şekline, meme başlarına, meme altı bölgelere ve koltukaltına bakılmalıdır. Meme derisinde çekinti, deride portakal kabuğu görünümü, kızarıklık, memelerden birinde anormal büyüme, meme başlarında çökme ve etrafında soyulma, kabuklanma tarzında lezyonlar olup olmadığına dikkat edilmelidir. Meme başlarında tekrarlayan, inatçı, deri değişiklikleriyle birlikte olan soyulma veya kabuklanma kanserin çok erken habercisi olabilir.

 Elle Muayene: Ayakta ayna karşısında veya yatarak olmak üzere iki türlü yapılabilir. Memenin kendisi, meme başları ve koltukaltları elle muayene edilmelidir.

Ayakta muayenede; Elin üç orta parmağının iç yüzeyi ile, küçük dairesel hareketler çizerek muayeneye başlanmalıdır. Sağ meme için sol, sol meme için sağ el kullanılarak meme üzerine önce hafif sonra biraz daha bastırmak suretiyle yoklayarak muayene edilmelidir.
Aynı hareketler diğer meme için tekrarlamalıdır.

Elle muayenede meme üzerinde üç şekilde uygulanacak hareketler ile yapılabilir; birincisi meme dokusu üzerinde saat ibresi yönünde giderek iç içe geçen dairesel çizgiler, ikincisi eli kaldırmadan parmaklar kaydırılarak birbirine paralel dikey çizgiler çizerek, üçüncüsü de  meme başında sonlanan çizgisel oklar şeklinde  memenin dış kenarından meme başına doğru  yapılabilir.

Yatarak elle muayene; Sırtüstü yatarak yapılır. Muayene edilecek taraftaki omuzaltına küçük bir yastık veya katlanmış bir havlu yerleştirilerek memenin öne doğru çıkmasına ve böylece daha kolay muayene edilmesine olanak sağlanır. Muayene edilecek memenin bulunduğu taraftaki kol başın üzerine konulur, diğer elin 3 orta parmağının orta iç bölümleriyle dairesel hareketler çizerek muayeneye başlanır. Daha sonra kol yana konarak diğer elle koltukaltı bölgesi muayene edilir. Aynı hareketleri diğer karşı memede tekrarlanmalıdır.

Klinik Meme Muayenesi; Doktor tarafından yapılan meme muayenesidir. Kişinin risk durumuna göre 20-40 yaş arası 1-3 yılda bir, 40 yaşından sonra yılda bir yapılmalıdır.

 

Mamografik Tarama

 

Mamografi Nedir?

Mamografi, düşük dozda x ışını ile çekilen bir meme röntgen filmi olup memede muayene ile saptanamayacak kadar küçük lezyonların erken tespit edilmesi amacı ile çekilir. Bu sayede, meme kanseri elle muayene ile tespit edilebilecek safhadan çok daha önce saptanır ve bundan dolayı da hayat kurtarıcı bir işlemdir. Tarama mamografisi meme kanserini klinik olarak ortaya çıkmadan yani elle muayene ile saptanmadan 1.5 ile 4 yıl kadar öncesine kadar tespit edebilmektedir. Yapılan çeşitli çalışmalardan derlenen sonuçlara göre düzenli mamografi taraması meme kanserine bağlı ölümleri % 30-40 oranında azaltmaktadır. Herhangi bir yüksek risk faktörüne sahip olmayan kişi için mamografik tarama 40 yaşından sonra yılda bir yapılır, bir üst yaş sınırı yoktur.  Ancak risk faktörleri ve ailedeki meme kanseri öyküsüne göre bu taramaya daha erken de başlanabilir.

 

Yüksek Risk Altındaki Kadınlar İçin Tarama Önerileri Nelerdir?

Normalde bir kadının yaşam boyu meme kanser riski %12’dir. Risk oranının hesaplanmasında çeşitli hesaplama modelleri (gail modeli, claus modeli gibi) kullanılmaktadır. Bu modellerde adet ve menapoz yaşı, aile hikayesi gibi parametreler kullanılır. Eğer risk oranı %20’nin üzerindeyse bu birey yüksek riskli hasta grubuna girmektedir. Bu bireylere 30 yaşından itibaren yıllık mamografi ve arada meme MR taraması önerilmektedir. Bazı yüksek riskli bireyler şunlardır;

  • Bilinen bir BRCA1-2 gen mutasyonuna sahip kişiler ile bunların birinci derece akrabaları,
  • Çocukluk veya gençlik yıllarında tedavi amaçlı gögüs bölgesine radyoterapi almış kişiler,
  • Bazı sendromlara sahip kişiler ile bu sendromlara sahip birinci derece akrabanın olması (Li-Fraumeni sendromu, Cowden sendromu gibi).

Bunların dışında biraz daha düşük risklere sahip bireylerde de mamografi; ultrasonografi veya MR ile birlikte kombine edilebilir. Bu bireyler, diğer memesinde meme kanseri olan veya duktal/lobuler karsinoma insitu, atipik duktal hiperplazi ve atipik lobüler hiperplazi gibi biyopsi tanıları olan kişiler ile mamografik olarak aşırı yoğun meme yapısına sahip kişilerdir.

Ayrca Doç. Dr. Cemal KAYA, meme kanseri evreleri ve meme kanseri tedavisi gibi çok sık sorulan konu başlıklarına da cevap vermektedir.

Mamografi Nasıl Çekilir?

Mamografi çekimi için kullanılan cihaz, bir klinik veya özel olarak dizayn edilmiş mobil tarama aracı içerisinde bulunabilir. Çekim esnasında gögüsler mamografi cihazındaki plakalar arasına yerleştirilerek hafifçe sıkıştırılır ve farklı yönlerden röntgeni çekilir. Gögüslerin sıkıştırılmasındaki amaç dokuların görüntüsünün üst üste binerek yanlış görüntü oluşturmasını engellemektir.

 

Mamografi Zararlı Mı?

Mamografi, x ışınına dayalı bir çekim olması nedeniyle yaydığı radyasyonun zararları konusunda toplumda çok fazla yanlış inanış barındırmaktadır. Bir mamografi çekimi sırasında, göğüsler çok az miktarda radyasyona maruz kalırlar; bu bir kişinin doğal yollarla aldığı radyasyona benzerdir. Başka örnekler vermek gerekirse, her kıtalar arası uçak yolculuğunda veya 5000 km’lik  araba seyahati yaptığımızda da aynı miktarda radyasyona maruz kalıyoruz. Sigara içenlerde yıllık radyasyona maruz kalma miktarı mamografi ile alınan radyasyon miktarının 25 katı kadar daha fazladır. Mamografik taramanın ölümleri azaltmasındaki oranı gözönünde bulundurulduğunda maruz kalınan bu radyasyon dozu gözardı edilecek bir miktardadır.

Mamografi çekimi sırasında gögüslere uygulanan baskının da herhangi bir zararı yoktur. Bu durumun yarattığı ağrı ise bireyin psikolojik olarak kendisini hazırlaması durumunda daha az oranda hissedilecektir. Yine de oluşan ağrının büyük bir kısmı ilk yarım saatte ortadan kalkmaktadır.

Sonuç olarak özellikle mamografik tarama, sağladığı erken teşhis ve buna bağlı sağkalımdaki avantajları nedeniyle günümüzde bütün dünyada kabul edilen etkili ve güvenilir bir tanı yöntemidir.

 

Kuru saçlar için Argan yağı mucizesi

Saç bakım önerileri içerisinde bahsedilen onlarca doğal yağ var. Muhtemelen siz de saçlarınız için en doğrusunu bulmaya çalışırken, hepimiz gibi bu ihtimaller içerisinde asgari bir kere kayboldunuz. Sahiden Argan yağı, doğaüstü etkileriyle bu kafa karışıklığına net bir şekilde son veriyor.

Fas’ta, insanlar arasında “Altın Akıcı” olarak aşina Argan yağı, Argania Spinosa ağacındaki meyvelerin çekirdeğinden üretilir ve dünyanın en pahalı, en değerli yağlarından biridir. Böylece oysa Faslı kadınlar 3500 yıldır bu olağanüstü yağı ciltleri ve saçları için kullanır.

Güneş, rüzgar, sülfatlı bakım ürünleri, yüksek ısı veya uygulanan işlemler gibi o kadar fazla nedenle kuruyan saçlar sertleşir ve matlaşır. Nemini kaybettiği için elastikiyetini de kaybederek kırılganlaşır. İşte Argan yağı bu noktada devreye girerek, kuruyan saçlara ihtiyacı olan nemi çabucak geri verir ve nemini korumasına muavin olur. Nem doğruca yumuşayan ve güçlenen saçlar, dinç parlaklığına her tarafta kavuşur.

Siz de saçlarınızın sert ve kuru görünümünden şikayetçiyseniz, saç bakım rutinlerinizde Argan yağına yer vermelisiniz. Saçınızdaki etkiyi artmak için ise bu mucizeyi rutininizin her adımına taşımalısınız.  Bu noktada da ufak bir önerimiz var. Sülfatın saçları kuruttuğunu unutmayın. Ne istediğini bilen saçlarınız için Argan yağı taşıyan, ama sülfat içermeyen ürünleri tercih edin.

Saç bakım sırlarında uzman tavsiyesi

Saç boyama sırasında saçın dış koruyucu kısmı açılır ve boya emilir. Eğer bu kısım kapanmadan saçınızı yıkarsanız artı miktarda renk kaybı meydana gelecektir bunu önlemek adına her hâlükarda yıkanması gerekiyorsa renk koruyucu bir şampuanla yıkanmasını tavsiye ediyorum. Saçın dış koruyucu kısmının kapanması için boyadan sonraki ilk 24 saat saçı yıkamamalısınız. Koyu renkli saçlarınız varsa daha açık bir saç rengi için saçlarınızı açtırmanız gerekir yalnız saç boyası saç renginizi olduğundan daha açık yapmaz .Saçlarınızı yağlıyken boyatmak oldukça faydalıdır boyanın saç derinize zarar vermesinin önüne geçmiş olursunuz .Eskimiş, kurumuş ,ihmal edilmiş saçlarda istenen boya verimi ve renkler istenilenden biraz bambaşka olabiliyor bu yüzden saçlarınıza b5 vitamini, keratin, e vitamini kullanabilirsiniz.

Hangi işlemler saçı yıpratır? Bu işlemlerin saçı yıpratmasını önleyecek bir usul var mı?

Sık aralıklarla saç boyası uygulanması ve saç rengini bariz bir şekilde başkalaşmak saça oldukça zarar verir. Siyah bir saçtan sarıya dönüş, sarı bir saçı kızıl renge boyamak gibi bu stil işlemler epeyce aşındırıcı olabiliyor. Bunun yerine saçlarınızı kendi rengine daha yakın renklerde boyamak ve açıcılarla yaptığımız işlemleri de kayıtlı aralıklarla yaptırmak saç sağlınız için daha yararlı olur. Saçlarınıza haftada 1-2 kez bakım maskeleri göstermek, gereksiz düzleştirici, maşa kullanmamak, saçınıza sıkça krepe atmamak, saçı fazla sıkı toplamamak, saçı kuru iken taramamakta saç sağlığınız için epeyce faydalıdır.

Saçlarımızı boyattıktan sonradan nelere uyarı etmeliyiz?

Saç boyası özelliklede saçın rengi açılarak boyanan saçlar daha basit yıpranır. Bu yüzden yıpranan saçlara onarıcı işlemler uygulanmalıdır. Ilk Kez boyalı saçlara uygun bir şampuan seçilmelidir. Onarıcı bakım maskeleri ve serumlar öneriyoruz. Bu bakımlarla saçınızın hem görüntüsü keza de sağlığı açısından olumlu sonuçlar alınır. Boyalı saçlarınızı ısıya aleyhinde koruyucu kremler kullandıktan sonra şekillendirmenizi öğüt ediyoruz.

Yıpranmış bir saçı canlandırmanın bir yolu var mı?

Ilk Olarak eskimiş saçımızın canlanması için birinci yapmamız gereken sülfatsız bir şampuan seçmektir. Sülfat içeren şampuanlarla saçı yıkadıkça saç derisi ve saç telleri daha da kurur .Bunu durdurmak adına bu ilk adım olabilir. Yıpranmış saçlarınıza yapacağınız diğer bir başvuru formu haftada 1-2 defa saç bakım maskesi yerine getirmek. Saç maskeleri saçın ihtiyacı olan nemi ve proteini baştan karşılamalarına katkı sağlayarak daha canlı görünmesine tezgâhtar olur.

Mat Saçları Canlandıracak Bentonit Kili Maskesi Tarifi

Bir tür volkanik kül olan ve toz halinde satın alabileceğiniz bentonit kili, değişik besleyici öğeler ve mineraller içeren kokusuz bir toz. Saç bakımında kullanıldığında saç derisindeki artı kiri ve yağı söküp alarak saçları temizliyor; kuru saç derisi, eskimiş saç telleri, elektriklenme, kepek ve matlaşma gibi o kadar fazla saç problemini ortadan kaldırıyor.

Bentonit kili maskesi malzemeleri

Bentonit kili maskesi malzemeleri

1 kadeh toz bentonit kili, 1 buçuk bardak su, yarım bardak elma sirkesi ve metal olmayan bir kap ile kaşık.

Bentonit kili maskesi nasıl hazırlanır

Bentonit kili maskesi nasıl hazırlanır?

Bentonit kilini vahşi alın. Suyu ekleyin. Metal olmayan bir kaşıkla karıştırarak yumuşak bir macun elde edin. Gerektiğini düşünüyorsanız biraz daha su ekleyin. daha sonra sirkeyi ekleyip dürüstçe karıştırın. Maskeniz kullanıma hazırlanmış!

Bentonit kili maskesi nasıl kullanılır

Bentonit kili maskesi nasıl kullanılır?

Saçlarınızı kibar bir şampuanla yıkayıp kir ve yağdan kurtularak başlayın. Saçlarınız hala nemliyken hazırladığınız maskeyi saçlarınıza kökten uca uygulayın. Saç tellerinizin adamakıllı bentonit kille kaplandığından emin olduktan sonra bir duş maskesi takıp 20 dakikaya dek bekleyin. Maskenin kurumamış olması gerekiyor. Kurursa saçınızdan çıkması zorlaşır. 20 dakikanın sonunda ılık suyla duş alın. Saçınızda kil kalmadığından emin olun. sonra saçlarınızı kendi başına kurumaya bırakın. Bu maskeyi ayda 1 veya 2 kez uygulayın.

Parlak Saçlar İçin Bakım Önerileri

Yaz ve kış mevsimlerinde tırnaklarınızdan tutun saçlarınıza dek tüm vücudunuz hırpalanma evresi geçirmiştir her halde. Yıpranan ve cansız görünüş kazanan saçlarımızın kötü görünmeye devam etmesi de cabası. İşte size parlak saçlar için bakım önerileri.

* Saçlarınıza, banyo yapmadan önce organik zeytinyağı ile masaj yapınız. Ve zeytinyağının saçınızda 1 saat beklemesini sağlayınız. Sonra istediğiniz şampuan kullanabilirsiniz.

* Saçlarınızı besleyen diğer ürünse yumurtadır. Yumurta, zeytinyağı, badem yağı ve lavanta yağından 1 tatlı kaşığı alarak karışımı hazırlayın ve saçınıza sürün. sonradan saç kepiyle kapatarak 1 saat bekleyin ve ara ara masaj yapmayı unutmayın.

* 10 damla Hindistan cevizi yağı, 10 damla zeytinyağı, 10 damla badem yağı ve 10 damla susam yağını cam bir kâsenin içine koyarak karıştırınız. daha sonra parmaklarınızı bu karışıma bandırın ve saç diplerinizden saç uçlarına değin masaj yaparak sürün. Streç folyo ile sarın ve 45 dakika bekletin. sonradan yıkama işlemine geçebilirsiniz.  Parlak saçlara kavuşmanız için bunlar kayda değer detaylardır. Ve haftada en 2 kez bu yağ kısa ve öz saç maskesini uygulayın.

* Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun verdiği ısırgan özlü suyla saçınızı yıkamanız, saçınızın keza uzamasına hem sağlam kalmasına hem de kırıkların oluşmasına engel olması bakımından yarar sağlayacaktır.