Koltuk Altı Detoksu Yapılışı ve Tarifi

Yoğun tempoda çalışanlar, devamlı toplu taşıma kullananlar, egzersiz yapmaya bayılanlar çok iyi öğrenir koltuk altı kokusunu. Koltuk altınız mis gibi koksun diye sizin için internette basitçe bulabileceğiniz mahsullerle konutta yapabileceğiniz bir tasvir hazırladık.

Koltuk altı neden kokar?

Beden ısımız yükseldiğinde hipotalamus bir termostat misyonu görerek bedenin ısı kaybetmesi için bedene terleme emri verir. Reelinde ter bezleri tuz ve sudan oluşan bir akışkan üretir ve genelde bu akışkan kokusuz olur. Ancak koltuk altı gibi bölgelerde cilt üzerinde bulunan bakteriler ter ile beslenir ve bu makûs kokunun esas kaynakları reelinde bu bakterilerdir

Koltuk altı kokusunu önlemenin 4 yolu:

  1. Koltuk altınızın arınıldığından emin olun. Kokuyu gidermek ismine koltuk altılarınızı beyaz bir sabun ve su ile yıkamak hoş bir usuldür ancak cildinizin sabundan iyice temizlediğinden emin olun.
  2. Deodorant ve antiperspirant’ınızın içinde alimünyum, paraben, phthalates ve propilen glikol olmamasına itina gösterin. Bu mahsuller koltuk altınızdaki bakterileri arttırıp makûs kokuya neden sıhhatinizi de ciddi oranda tesirler.
  3. Natürel kumaşlar kullanın. Çok sıkı ve yapay kumaşlar hava dolaşımını yasaklayacağından terleme ölçüsünü ve bakteri sayısını arttırır. Bu sebeple pamuklu, keten gibi kumaşlar giymeye itina gösterin.
  4. Koltuk altı tüylerinizi kumpaslı olarak arının.
  5. Koltuk altı detoksunu yapmayı ilgisizlik etmeyin.

Koltuk altı detoksu nasıl yapılır?

Bir Hayli deodorant ve antiperspirant reelinde sıhhatiniz açısından size uygun değil. Bu sebeple bedeninizi zehirli maddelerden temizlettiğiniz gibi koltuk altı bölgenizin de zaman zaman detoksa lüzumu var. Detoks uyguladıktan kimyevi içerikli ananesel deodorantlar yerine natürel seçenekler kullanmaya devam ederseniz daha sıhhatli bir hayat sürebilirsiniz.

Koltuk altı detoksu için malzemeler

1 çorba kaşığı bentonit kili

2 çay kaşığı elma sirkesi

Kili ve elma sirkesini karıştırdıktan sonra, koltuk altınıza sürüp 5-15 dk arası bekletin. Öncelikle küçük bir sınama yapın şayet fazla yanma, kaşınma sezerseniz hemen su ile yıkayın ve bu karışımı bedeninize yine uygulamayın. Bu detoksu ilk defa yapacaksanız 5 dakika bekletme ilk sefer için yeterli olacaktır. Bekleme vaktinin sonunda koltuk altınızı duşa girerek ya da ıslak bir bez ile arınabilirsiniz. Haftada 2 veya 3 defa yapmak uygundur.

Yiyecekleri Doğru Pişirme Kuralları

Beslenmenin sağlığımıza tesiriyle alakalı her devre değişik inceleme neticelerini ve değişik görüşleri okuyoruz. Peki, aldığımız ürünlerin natural ve sıhhatli olduklarına ilgi eder iken onları pişirirken ilgi etmemiz gereken noktalardan haberdar mıyız? Ne tükettiğimiz kadar nasıl tükettiğimiz de mühim. Hazırladığımız ve verdiğimiz yemeklerde gerçekte kendimiz ve yemek yaptığımız bireylerin sorumluluğunu üstleniyoruz. Bu yüzden de ilk evvel mutfakta yemek hazırlarken hijyen kurallarına uymamız gerekiyor. Örneğin yemek yapmaya başlamadan evvel su ve sabunla ellerimizi iyice yıkadığımıza emin olmalıyız. Sonra kullanacağınız malzemelerin ve alanın temiz bulunduğuna emin olmak bir başka mühim bir nokta. Bir taraftan kullanacağımız malzemeleri eskiden hazırlamak ve yıkayıp kurutmak gıdaların tatlarının birbirine kontrolsüzce karışmasını önlerken başka taraftan da hareketlerimiz kısıtlanmadan daha kısa vakitte işlerimizi bitirmiş oluruz.

Aynı vakitte gıdaları daha doğru yollarla pişirerek satın aldığımız sıhhatli gıdaların vitamin değerleri kaybolmadan tüketmiş oluruz. Bu yüzden sıhhatli ve hijyen kurallarına uyarak hazırlayacağımız yemekler amacıyla birtakım kolay ama mühim adımlara ilgi etmek yeterli olacaktır. İşte sizin amacıyla hazırladığımız gıdaları doğru pişirme teknikleri…

Ayrı kesme tahtaları kullanın: Et grubu ve sebze meyve ve ekmek amacıyla ayrı tahtalarınızın olması işinizi kolaylaştıracağı gibi mikroorganizmaların zararlı tesirlerinden de sizi kurtaracaktır.

Gıdalarınızın saklama koşullarına ilgi edin: Buzdolabınız +2- +4 dereceye ayarlı olsun. Çok dolu bir buzdolabı yerine arada hava akımı olabilecek şekilde yerleştirilmiş bir buzdolabı daha sıhhatli olacaktır. Meyve sebze dâhil hiçbir gıda açık olarak muhafaza etmeyin. Derin dondurucuya atacağını ürünleri de en çok 6 ay saklayın. Hatta kırmızı eti 2 ay, deniz ürünlerini de 20 günden çok saklamayın. Her birimizin bildiği bir şeyi de yine edelim; çözülen gıdaları yine dondurmayın.

Kuru baklagilleri pişirmeden evvel suda bekletin: İçerisindeki rafinoz ve başka oligosakkaritler gaz yapıcı tesir gösterirler. Islatma suyunuzu döküp temiz su kullanarak pişirirseniz gaz şikâyetlerini en aza indirebilirsiniz. Hem de tüketirken kimyon eklemeniz de buna yardımcı olacaktır. Fazla pişirirseniz yumuşayıp lapa olabilir. Düdüklü tencerede makul vakitte pişirmek en en makul tekniktir. Pişmiş baklagilleri buzdolabında 3 gün saklayabilirsiniz.

Sebzeleri çok pişirmeyin: Sebzeleri doğradıktan sonra bekletmeden ve çok pişirmeden tüketmeliyiz. Bunun amacıyla en en makul teknik buharda pişirmektir. Vitamin ve minerallerini koruması amacıyla az su ile pişirmeli ya da çiğ olarak tüketmeliyiz.

Etlerin kolay sindirilmesi amacıyla kullanılacak tekniklerden biri: Haşlama: Etlerin gıda değerini ve keyfini kaybetmemesi amacıyla haşlama teknikini kullanabilirsiniz. Kaynamış suda bir vakit pişirin, amacıyla atacağınız sebze ve baharatlarla da keyfini ve gıda öğelerini zenginleştirebilirsiniz. Çok yüksek ısıda haşlamamaya ilgi edin yoksa etler sertleşebilir.

Et Sote
Et Sote

Aceleniz varsa eti sotelemeyi deneyin: Yapışmaz bir tavada yağ eklemeden etlerinizi soteleyebilirsiniz. Etiniz yağsız ise çok az sıvı yağ ekleyebilirsiniz. Etinizi ufak parçalara ayırdıysanız kısa vakit de pişecektir.

Izgara ya da mangal yapar iken dumanın gıda sinmemesine ilgi edin: Mangal yapıyorsanız etin kömürle ilişki etmemesine özen gösterin. Etiniz kömür ateşi ya da başka yüksek sıcaklığa en az 15 cm uzakta olacak şekilde yavaşça pişmeli ve mutlaka yanmamalıdır. Kömür kanserojen bulunduğu amacıyla mangal yerine Ocak üstüne döküm tava kullanabilirsiniz. Izgarada eti pişirirken her iki tarafını aşağı yukarı 5 dakika pişirebilirsiniz.

Yumurtanın en makul haşlanma vakit 10 dakikadır: Yumurta haşlarken kaynamaya başladıktan sonra ocağın altı kısılmalı ve tam pişmiş yumurta elde edilmelidir, bu da aşağı yukarı 10 dakikadır. Tabi haşlama kabınız, Ocak büyüklüğünüz ve yumurtanın organik olup olmaması vakiti biraz değiştirebilir fakat amacıyla yarı pişmiş olması tavsiye edilmiyor. Tam pişmiş durumunda biotin vitamini ve avidin proteininden yararlanabiliyoruz. Fazla pişmiş yumurtada sarısının çevresinde demir sülfür halkası denilen gri bir halka oluşuyor, o vakit da yumurtadaki demirden yararlanamıyoruz. O yüzden tam pişmiş yumurta ayarını tutturmak mühim.

Evde Limon Nasıl Saklanır?

Son senelerde fiyatının düşmesi ile revaçta olan taze limonu uzun vakit saklayabilmek zordur. Bu amaçla detaylı teknikler bulunmuş ve limonların daha uzun vakit saklanabilmesi olası duruma getirilmiştir. Öncelik ile limon seçiminin doğru yapılması ve hormonlu limonlardan uzak durulması gerekmektedir. Limon çok acele bozulabilen ve ufak sinekleri toplayan bir gıdadır. Bazı vakitler limonlar çok ekşi birtakım vakitlerde ise limonların daha tatlı bulunduğu görülmüştür. Limon saklama amacıyla pek çok değişik teknik bulunmuş olsa da en iyi saklama tekniği mutlaka bir tam limonun hepsini kullanmaktadır. Genellikle salatalarda bir limonun tamamı kullanılabilir. Eğer limon çok ekşi ise daha ufak boyutlarda limonlar alındığı takdirde tüketimi da son derece basit olacaktır.

Limonları saklarken derin dondurucuları da tercih edebilirsiniz. Bu sayede limonlar donacak ve yalnızca dilediğiniz vakit kullanmış olacaksınız. Hem de bu teknikle limonlar aylarca bozulmadan saklanmış olacaktır. Eğer derin dondurucunuz yok ise güneş görmeyen soğuk balkon ya da odalarda da limonları saklayabilmeniz olasıdır. Bu teknikle aylarca limon saklamanız olası olmasa da kısa vakitli saklamalarınız amacıyla en uygun çözüm olarak düşünülebilir.

Limon Saklama Yöntemleri

  • Eğer limon dilimlenmedi ise buzdolabında aşağı yukarı olarak 5-6 gün kadar saklanabilmektedir.
  • Limon dilimlere ayrıldıysa mutlaka streç filme sarılmalıdır. Eğer streç film o an bulunmuyorsa, ufak bir kavanoza da koyabilirsiniz. Bu şekilde limonların hava ile ilişkiyi kesildiği amacıyla etkileşeme giremeyecektir. Sonuç olarak de limon kuruma ya da sertleşme göstermeyecektir.
  • İhtiyaç çoğu limonları sıkarak sularını da kavanozda saklayabilirsiniz. Eğer bu tekniği tercih edecekseniz mutlaka pet şişe tercih etmemeniz önerilmektedir. Pet şişe besinleri en acele bozan madde olarak görülmektedir.
  • Limonların suyunu sıkarak gizlemek istiyorsanız, kabuklarını rendeleyerek saklamanız da önerilmektedir. Genellikle limonlu kek ya da kurabiye, poğaça, salata gibi yiyecekler amacıyla limonun kabukları kullanılmaktadır. Bu amaçla limonun suyunun yanı sıra rendelenmiş kabukları da saklamanız yararlı olacaktır.
  • Limon suyunu sıkarak sakladığınız takdirde limonun çekirdeklerini de kesinlikle saklayacağınız kavanozun içerisine koymanız önerilmektedir. Sonuç olarak limon sularını daha uzun vakit sıhhatli ve natural bir şekilde saklamanız olası olacaktır.
  • Limon sularını sıkarak saklarsanız aşağı yukarı olarak 10-15 gün kadar tazeliğini koruyacaktır.
  • Sakladığınız kavanozun kapağının sıkıca kapatıldığına ve hava almadığına emin olmalısınız. Aksi takdirde süratli bir bozulma reaksiyonuna girmesi söz hususu olacaktır.
  • Limonu hangi teknikle saklarsanız saklayın, kabuğu soyulmamış ve ikiye bölünmemiş limonlar her vakit daha sıhhatli şekilde saklanmış olacaktır. Bu amaçla gereksinim tarafında satın alınan ve tamamı sarf edilen limonlar daha doğru olacaktır.
  • Bir limonun yalnızca yarısına gereksiniminiz varsa çok daha ufak limonları kullanmanızda da yarar vardır.

Süet Ayakkabı Nasıl Temizlenir?

Kadınlar kadar erkeklerinde sık sık tercih ettiği süet ayakkabı, son derece şık görünümlere sahiptir. Modelleri değişkenlik gösteren bu ayakkabıların genelde temizlikleri de zor olmaktadır. Çünkü süet, hijyenikliği zor bir kumaş bulunduğu amacıyla diğer ayakkabılar gibi boya kabul etmez, deterjanlı ıslak bezler niteliğini bozar. Bu amaçla de süet ayakkabıların hijyenikliğinde uygulanması gereken birtakım püf noktalar vardır. Örneğin, süet ayakkabıları temizlerken kesinlikle nemli bir bez kullanılmalıdır. Nemli bezin mikrofiber olması da önerilebilir. Çünkü bu bezler, kumaşı kirletmeden ve zarar vermeden temizleyebilirler.

Süet Ayakkabı Temizleme Yöntemleri

Ayakkabıda en çok tercih edilen kumaşlar arasında yer alan süet ayakkabıların hijyenikliğinde sarf edilen özel materyaller vardır. Bu materyaller, süet zımparası, nemli bezler, süet ayakkabı spreyleri ve süet ayakkabı fırçalarıdır. Bu malzemeler elde edildiği prosese süet ayakkabıların bakımları son derece basit bir şekilde yapılacaktır. Dolayısıyla, “süet ayakkabılar nasıl temizlenir?” sorusunun yanıtı da bu şekilde yanıtlanmış olacaktır.

Süet ve Nubuk Ayakkabıların Bakımı Nasıl Yapılır?

Erkeklerin gündelik yaşamlarında severek kullandığı nubuk ayakkabılar, süet ayakkabılar gibi hijyenikliği zor olan modellerdir. Özellikle, kış aylarında daha basit kirlenebilen ayakkabıların hijyenikliği de daha zor olmaktadır. Bu tür ayakkabılar amacıyla genelde sarfedilen yöntem, nubuk zımparası kullanmaktır. Nubuk ayakkabılar ile süet ayakkabılar birbirinden birkaç değişik şekilde ayrılmaktadır.

Süet Ayakkabı Nasıl Temizlenir?

Birincisi, nubuk ayakkabıların tüyleri süet ayakkabılara göre daha kısadır. İkincisi ise, nubuk ayakkabılara dokunulduğunda alınan kadife hissi, süet ayakkabılarda yoktur. Bu şekilde iki model birbirinden ayırt edilebilir. Nubuk ayakkabıların kış aylarında kullanılmaması, ayakkabının uzun yaşamlı olması yönünden mühimdir. Eğer bu ayakkabıların kış aylarında da tüketimi tercih ediliyorsa, kesinlikle bir nubuk fırçası ve nubuk koruma spreyi; temizlik adımında kullanılmalıdır. Aynı şekilde süet ayakkabılar içerisinde bakım adımında süet fırçası kullanılması doğru olacaktır. Süet ayakkabı boyası ve kullanmakta bu ayakkabıların bakımından sonra uygulanması gereken bir adım olmalıdır.

Süet Ayakkabı
Süet Ayakkabı

Süet Ayakkabı Boyanır Mı?

Bu bozukluğun yanıtı kısmen “evet” şeklinde cevaplandırılabilir. Süet boyaları pek çok ayakkabı mağazasında ve internette satılmaktadır. Yalnız bu boyaların niteliği, ayakkabılar amacıyla son derece mühimdir. Süet ayakkabıların niteliği rizikoya atılmak istenmiyorsa bu prosedür kesinlikle ayakkabıcılara bırakılmalıdır. Boya prosedürinden önce, süet ayakkabı temizleme spreyi ile ayakkabıların hijyenik hale getirilmesi daha doğru bir zemin hazırlayacaktır. Boyama prosedürinden sonra ise, ara ara ayakkabı hijyenikliğinde kullanılmak üzere süet silgisi temin edilmelidir. Ayakkabılarda ortaya gelen deformasyonlara karşılık süet silgiler son derece işe yarayacaktır.

Açık Renk Süet Ayakkabı Nasıl Temizlenir?

Bakımına ve hijyenikliğine en çok ilgi edilmesi gereken ayakkabı çeşitleri mutlaka açık renkli süet ayakkabılardır. Hem model olarak son derece titiz olan bu ayakkabılar bir de açık renk ile buluşunca hijyenikliği ve bakımı normalden çok daha zor olabilmektedir. Bu amaçla açık renk süet ayakkabıları kesinlikle daha ilgili temizlemek gerekmektedir. Süet ayakkabı zımparası bu noktada çok fonksiyonel olmayacaktır. Bu hususta en merak edilen sorulardan biri de, “süet ayakkabı yıkanır mı?” şeklindedir. Kesinlikle süet ayakkabıların yıkanabilirliği söz hususu değildir. Süet ayakkabılar yıkanırsa, kumaşı derileşecek ve kalınlaşacaktır.

Süet Ayakkabılar Islak Bezle Silinir Mi?

Süet ayakkabıların hijyenikliğinde nemli bezler kullanılmaktadır. Ancak ıslak bezler, bu ayakkabıların hijyenikliği amacıyla ideal değildir. Herhangi ıslak bir bez, ıslak bir eşya ya da yağmur, kar gibi sulu hava hadiseleri ile ilişki eden süet ayakkabılar modelini, şeklini ve niteliğini kaybedecektir. Süet ayakkabıları temizlerken nemli bir bez ya da süet ayakkabı spreyi kullanılmalıdır.

En İyi Karpuz Nasıl Seçilir?

Yaz aylarının en sevilen meyvelerinden bir tanesi olan karpuz, en iyisini bulmak için bazen çok fazla çaba sarf etmek gerekiyor. Yazın o sıcağında evinize kadar taşıyıp seçmiş olduğunuz karpuzun herkes iyi çıkmasını ister. Ama işte herkes bazı durumlarda iyi karpuz seçemeyip, karpuzun gerçek tadına varamıyor. En garantisi tabi ki kesmece karpuz satan yer bulmak olacaktır. Ancak artık o kadar az ki şu an kesmece karpuz satan yer. İşte bu durumdan kesmece seçeneğiniz yok ise bu uyarılar sizin için belirleyici olacaktır. İşte sizlere hazırlamış olduğumuz rehberde en iyi karpuz nasıl seçilir tek tek anlattık.

  • İlk olarak karpuzun dışında renk bütünlüğü olmasına dikkat etmemiz gerekir.
  • Olgun ve tatlı bir karpuz dış kabuğu daha yumuşak olacaktır. Bunu anlamanın en kolay ylu tırnağınızı hafifçe batırarak olgunluğa erişip erişmediğini anlayabilirsiniz. Bu sayede kabak seçme olasılığınız ortadan kalkar.
  • Dışa vurarak karpuz seçmek gerçekten herkesin yapabileceği bir iş değil. Bu uzun bir süre tecrübe isteyen bir iş. Ancak sizde tecrübe edinmek istiyorsanız karpuza vurduğunuz zaman titreşimli bir his gelmesi gerekmektedir. Bu sayede sulu ve olgun olduğunu anlayabilirsiniz.
  • Sapının tazeliği ve çizgilerin belirgin olması o karpuzun tam olgun dönemi geldiği ve tatlı olduğuna işaret eder.
  • En gözle görünür belirtilerden bir tanesi ise kesinlikle karpuzun bir tarafında çok büyük olmadan bir beyazlık olmasıdır. Bu şekilde karpuzların kelek olması ve tatsız olma ihtimali çok düşüktür.
  • Karpuzun alt tarafında yer olan kahverengi kısım olabildiğince küçük olması gerekmektedir.
  • Her ne kadar düzgün şekilli ve yuvarlak bir karpuz daha iyi olduğu düşünülse de yamuk karpuzların geneli daha tatlı, lezzetli ve sulu olmaktadır.

Doğal Görünümlü Makyaj Nasıl Yapılır

Doğal görünümlü makyajın altında doğru makyaj teknikleri makyaj yapmak yatıyor. Eğer sizde doğal görünümlü makyaj yapmak istiyorsanız ilk başta doğru makyaj nasıl yapılır ve makyaj ürünleri nasıl seçilmesi gerektiğini bilmemiz gerekiyor. Eğer sizlerde makyajınızın yokmuş gibi olmasını size vereceğimiz ipuçları altın niteliğinde yer alıyor.

Cildi Makyaja Hazırlama:  Doğal makyajın sırrı ilk önce cildinizi makyaja hazır hale getirmek olacaktır. Bunun için nemlendiriciler kullanabilirken ancak size önereceğimiz jel makyaj bazları sayesinde yüzünü hem nemlendirirken hem de makyajınızı 8 saate kadar sabit tutacaktır. Özellikle cilt tarafından kolay bir şekilde emildiğinden dolayı makyaj yapıldığından daha doğal görünüm sağlıyor.

Kusursuz Fondöten: Belki de makyajı makyaj yapan kesinlik cildinizi uygun seçilmiş kaliteli ve doğru bir fondötendir. Doğru seçim için ilk önce boynunuza sürün eğer ki ren tonu farkı olmuyorsa o sizin doğru seçiminiz olacaktır. Yanlış seçilen çoğu fondöten boyun ile yüz çizgisi arasından renk tonu oluşturmakta ve doğallıktan uzak görünüm sağlamaktadır.

Renk Renk Far Tonları
Renk Renk Far Tonları

Doğal Gözler: İhtiyacınız olan şey renk renk far tonları. Doğal görünüm için tek yapmanız gereken şey kaliteli bir far takımına sahip olmanız ve cilt tonunuza en uygun şekilde sürmeniz olacaktır. Işıltı renkler ve açık kahve tonları doğal makyajlar için en çok tercih edilen tonlar olmuştur.

Kirpiklerde Lifting: Doğal makyajın sırrı kat kat makyaj yapmadan tek çırpıda yapıp etkisini en iyi şekilde göstermesidir. Bunun için doğru maskara seçimleri yaparak kat kat yapmaktan ziyade tek seferde etki eden maskara yönelip kullanmanız altın bir tol oynamaktadır.

Allıkta Doğal Tonlar: Doğal makyaj için can alıcı noktalardan bir tanesi kesinlikle allıktır. Doğal görünüm olarak kızarmış yanaklar doğru ton seçimi ile yakalamanız mümkün. Tabi makyaj seçimi yaparken başka tonlar da kullanabilirsiniz bu sizin tercihiniz. Ama en önemli nokta allığınızı en iyi şekilde dağıtmak olacak olup bunda saçlarına doğru dağıtarak en iyi etkiyi alabilirsiniz.

Parlak Dudaklar: Doğal ve parlak olması için rujunuzu dikkatli bir şekilde en fazla 2 kat sürmeniz gerekmektedir. Bu sayede dudaklarınız ışıl ışıl olacak olup bunu daha belirgin hale getirmek için dudak parlatıcısı ve balm kullanabilirsiniz.

Kuru Ciltler için Peeling Nasıl Yapılır?

Cildimizi ne kadar yıkasak bile bazen hücrelerimiz içinde pislikler girebilir ve ölü hücreleri oluşturabilir. Cildimizin sağlıklı olarak devam etmesi için belli aralıklar ile peeling yapmamız gerekir. Peelingler yapmadan önce cilt tanınmalı ve ona göre bir peeling uygulaması yapılması gerekir.

Peeling genel olarak cildin altında bulunan ölü ve pis hücreyi çıkartarak alta sağlıklı hücreyi çıkartır. Yüzde oluşan akne, siyah nokta gibi cilt problemleri ile savaşır. Daha canlı, sağlıklı ve pürüzsüz görülmesini sağlar. Yaşlanmanın etkisi azalttığı gibi ayrıca kırışık ve lekelenmeyi de önler.

Her cilt tonu için farklı kimyaevi olmayan doğal maskeler uygulayabilirsiniz. Doğal maskeler diğer kimyaevi peelinglerden daha faydalı olmakta olup hem daha ucuz hem de daha sağlıklı olup herkesin erişebileceği ölçekte olmaktadır. Sizlerinde cildi kuru ise kuru ciltler için peeling tarifini sizler için paylaşıyoruz.

Kuru Ciltler için Peeling Tarifi

Gerekli olan malzemeler:  3 yemek kaşığı zeytinyağı, 5 yemek kaşığı şeker

Yapılışı: Şeker ile zeytinyağını bir kabın içerisine koyunuz. İyice birbiri içerisinde çözülecek şekilde karıştırınız. Daha sonra temiz cilde uygulayabilirsiniz. Bu peeling sayesinde yüzünüz nemlenecek ve cildinizde bulunan ölü hücrelerden arınarak daha canlı ve parlak görünmesi sağlanacaktır.

Kuru Ciltler için Tavsiyeler

Cildinizi güneşten korumak kuru ciltler için en önemli olaydır. Uygun zaman dilimlerinde uygun koruyucu özelliklerinde krem kullanın. Sigara, alkol ve kirli havalarda olabildikçe uzak durmaya çalışın. Cildinizdeki ölü hücreleri daha fazla harekete geçirir. Yağ tüketimi ve özellikle su tüketiminize aşırı derece de dikkat etmeniz gerekmektedir. Günde en azından 2 ile 2,5 litre su tüketmeye özen gösteriniz. Uyku ve stres cildinizin yenilenmesi ve hücrelerinizi harekete geçirmesi açısından önemlidir.

Kaş Dökülmesi Neden Olur? Doğal ÇÖZÜM

Yüzlerimizde ifadeleri belki de en iyi ortaya çıkartan unsurların başında kaşlarımız gelmektedir. Ancak yanlış kaş alma, stres, bazı ortaya çıkan cilt problemlerinden dolayı kaş dökülmesi meydana gelmektedir. Kaş dökülmeleri çoğu kişinin çok olumsuz ve görüntü nedeniyle hayatını kabuse çevirirken sizlere vereceğimiz önerirler ile kaşlarınızın dökülmesini en aza indirebilirsiniz. İlk önce maddeler halinde kaş dökülmesi neden olur sorusunun cevabını bulalım;

Stres: Her hastalığın sebebi olan stres ise yine kaş dökülmelerin oluşmasından en büyük etken olmaktadır. Strestsiz bir yaşamda sizlerde daha güzel kaşlara ve cilde sahip olabileceğinizde emin olabilirsiniz.

Cilt Problemleri: Cildimizde oluşan özellikle iltihaplı hastalıklar, sedefi egzama kaşlarınıza zarar verebilir. Kaş köklerine ve uzamamasına sebep olan bu hastalıklar direk olarak doktorunuz ile görüşüp hemen ilaç tedavisine başlamanız gerekmektedir.

Hormonlar: Hormonlarınızı düzgün çalışmaması sonucu kaşlarınız hiç uzamayabilir, çok sık dökülebilir veya hızla uzayabilir. Bu durumlar genelde tiroit bezi, hamilelik dönemi ve büyüme evrelelerinde gerçekleşmekte olup hormonlar kontrol altına alınmaması durumunda kalıcı hale dönebilir.

Yanlış Kaş Alma: Kaşlarınızı zaman içerisinde farklı inceltme veya düzeltme işlemleri yapmak için aldığınız zaman doğru işlemler yapmadığınız zaman kalıcı olarak kaşlarınız kökleri zarar görebilir. Bu durumlarda kaşlarınız da hızla bir dökülme ve o köklerde tekrardan kaş çıkmama gibi durumlar olabilir. Bunun doğru kaş alma tekniklerini bilmek veya profesyonel olarak yaptırmak sizler için en iyi tercih olacaktır.

Piercing: Yaparken yanlışlıkla kaş bölgesine temaslar durumunda kaşların dökülmesine sebep erebilir. Bütün kaşlar için olmasa özellikle bölgesel dökülmeler oluşturarak kötü görüntülere sebep olabilir. Dikkat edilmesi gereken durumlardan bir tanesidir.

Kaş Dökülmesine Doğal Çözümler
Kaş Dökülmesine Doğal Çözümler

Kaşlarımızın dökülme sebeplerini kendimize göre yorumladıktan sonra onları doğal yöntemler ile besleyip daha güçlü hale getirebiliriz. Bunların başında zeytinyağı, hint yağı, badem yağı kıl köklerini güçlendirir. Süt kaşlar için çok güçlü bir besleyici olmakta olup bir pamuk yardımı ile diplerine sürüp 20 dakika bekledikten sonra kaşlarınızı yıkayabilirsiniz. Günde iki kez uygulayarak dökülmelerin önüne geçmiş olursunuz. Diğer bir yöntem çok kişi tercih etmese de en etkili yöntemdir. Soğan suyu hazırlayarak kaşların köklerine 5 dakika masaj yapabilirsiniz. Bu içerisinde yer alan antioksidanlar ile kaşlarınızı güçlendirmeye ve uzamaları için etkili çözüm olacaktır.