Cold Brew Kahve Tarifi

Cold brew kelime olarak soğuk demleme anlamına geliyor ve gerçekten kahvenin hiç ısı görmeden, soğuk suyla demlenmesiyle elde ediliyor. Ülkemizde son yıllarda popülerliği artan bu kahveyi evde de yapmak mümkün. Dilerseniz özel ekipman alabilir, dilerseniz de klasik bir french press’le cold brew yapabilirsiniz. Yaz sıcaklarında favoriniz olacak cold brew’ün malzemeleri ve yapılış aşamaları aşağıda. Şimdiden afiyet olsun…

Yapımı için malzemeler

  • 150 gram iri çekilmiş kahve
  • 1 litre soğuk su

Cold brew kahve tarifi Nasıl yapılır?

Kahveyi french press’e koyun.

Üzerine soğuk suyu ekleyin.

Kahvenizi demlenmesi için 12 ila 16 saat bekletin.

Ardından süzüp servis edin.

Dilerseniz içine buz, süt, krema ya da aroma verici başka malzemeler ilave edebilirsiniz. Afiyet olsun…

Dalgona kahve tarifi Tik Tok Kahvesi

Sosyal medyada son dönemde çok popüler olan ve “Tiktok kahvesi” olarak da bilinen dalgona kahve Kore’de doğup tüm dünyaya yayılan bir trend. Kahvenin uzun süre çırpılmasıyla elde edilen bu lezzet, özellikle yaz aylarında soğuk kahveleri sevenlerin favorileri arasına kolayca girecek. Siz de dalgona kahvenin malzemelerini ve yapılış aşamalarını öğrenmek istiyorsanız sizi hemen aşağı alalım…

Yapımı için malzemeler

  • 4 yemek kaşığı granül kahve
  • 4 yemek kaşığı toz şeker
  • 4 yemek kaşığı sıcak su
  • 2 su bardağı soğuk süt

Dalgona kahve tarifi Nasıl yapılır?

Kahve ve şekeri bir kaseye alıp üzerine suyu ekleyin.

Tel bir çırpıcıyla 15 dakika kadar ara vermeden çırpın. (Dilerseniz mikser kullanabilirsiniz.)

Bu sürenin sonunda kahveniz açık renkli ve krema gibi koyu kıvamlı bir hal alacak.

Kahvenizi servis edeceğiniz bardaklara birkaç küp buz koyun.

Sütü bardaklara bölüştürün.

Üzerine kahve kremasını da ekleyip buz erimeden servis edin. Afiyet olsun…

Sütlü Kahve En Güzel Nasıl Yapılır?

Sütlü Kahve asırlardan beri gelen halkımızın özel meşrubatlarından biridir. Davetliliklerde olsun, kız isteme gibi adetlerimizde olsun harcanan kahve, kapsadığı kafein ile zinde kalmamıza dayanakçı olmakta. Sabah, akşam, öğlen günün her kısmında harcanabilen kahve en saf haliyle Türk kahvesi olarak içilmekte. Tabi Türk kahvesi size sert gelebilir ve kahveyi yumuşatacak alternatifler arıyorsanız sütlü kahve en gözde alternatiflerden biri. Ayrıca sütlü kahvenin üretimi de oldukça kolay ve pratik. Gelin birlikte sütlü kahvenin nasıl yapıldığına bakalım.

Sütlü kahvenin tokluk hissi sağlayarak zayıflamaya da dayanakçı olduğu öğrenilmektedir. Bunun yanında sütlü kahvenin stresi eksiltici tesiri bulunmakta ve yaşamımızın stresli yarıyıllarında harcayarak dayanakçı olmasına izin verebiliriz.

Malzemeler:

  • İki tatlı kaşığı Türk kahvesi
  • İki fincan dolusu sütistediğiniz sertliğe göre
  • Kullanıyorsanız toz şeker

Yapılışı:

Cezvemizi kısık ateş üstüne alıp sütümüzü ekliyoruz. Sonrasında Türk kahvesini ve kullanıyorsak şekeri de ekliyoruz. Bu süreçte kahvemizin köpürdüğünü göreceğiz. Bir tatlı kaşığı takviyesiyle bu köpükleri fincanlarımıza denk ölçülerde hisse ediyoruz. Kahvemizin kaynamasını bekliyoruz. Kaynadıktan sonra ocağın altını kapatıp kahvemize fincanlarımıza ilave ediyoruz.

Kahvemizin sunumunda dileğimiz kuruyemişler, bitter veya sütlü çikolata veya muhtelif Türk lokumları kullanabiliriz. İstiyorsak yanında su ile de harcayabiliriz.

Dikkat etmemiz gereken unsur olarak sütlü kahveyi fazla harcadığımızda kalp çarpıntısına, tansiyonumuzun yükselmesine, mide rahatsızlıklarına neden olabilir. Bu sebeple kararlı ölçülerde harcamamızda fayda var.

Yiyecekleri Doğru Pişirme Kuralları

Beslenmenin sağlığımıza tesiriyle alakalı her devre değişik inceleme neticelerini ve değişik görüşleri okuyoruz. Peki, aldığımız ürünlerin natural ve sıhhatli olduklarına ilgi eder iken onları pişirirken ilgi etmemiz gereken noktalardan haberdar mıyız? Ne tükettiğimiz kadar nasıl tükettiğimiz de mühim. Hazırladığımız ve verdiğimiz yemeklerde gerçekte kendimiz ve yemek yaptığımız bireylerin sorumluluğunu üstleniyoruz. Bu yüzden de ilk evvel mutfakta yemek hazırlarken hijyen kurallarına uymamız gerekiyor. Örneğin yemek yapmaya başlamadan evvel su ve sabunla ellerimizi iyice yıkadığımıza emin olmalıyız. Sonra kullanacağınız malzemelerin ve alanın temiz bulunduğuna emin olmak bir başka mühim bir nokta. Bir taraftan kullanacağımız malzemeleri eskiden hazırlamak ve yıkayıp kurutmak gıdaların tatlarının birbirine kontrolsüzce karışmasını önlerken başka taraftan da hareketlerimiz kısıtlanmadan daha kısa vakitte işlerimizi bitirmiş oluruz.

Aynı vakitte gıdaları daha doğru yollarla pişirerek satın aldığımız sıhhatli gıdaların vitamin değerleri kaybolmadan tüketmiş oluruz. Bu yüzden sıhhatli ve hijyen kurallarına uyarak hazırlayacağımız yemekler amacıyla birtakım kolay ama mühim adımlara ilgi etmek yeterli olacaktır. İşte sizin amacıyla hazırladığımız gıdaları doğru pişirme teknikleri…

Ayrı kesme tahtaları kullanın: Et grubu ve sebze meyve ve ekmek amacıyla ayrı tahtalarınızın olması işinizi kolaylaştıracağı gibi mikroorganizmaların zararlı tesirlerinden de sizi kurtaracaktır.

Gıdalarınızın saklama koşullarına ilgi edin: Buzdolabınız +2- +4 dereceye ayarlı olsun. Çok dolu bir buzdolabı yerine arada hava akımı olabilecek şekilde yerleştirilmiş bir buzdolabı daha sıhhatli olacaktır. Meyve sebze dâhil hiçbir gıda açık olarak muhafaza etmeyin. Derin dondurucuya atacağını ürünleri de en çok 6 ay saklayın. Hatta kırmızı eti 2 ay, deniz ürünlerini de 20 günden çok saklamayın. Her birimizin bildiği bir şeyi de yine edelim; çözülen gıdaları yine dondurmayın.

Kuru baklagilleri pişirmeden evvel suda bekletin: İçerisindeki rafinoz ve başka oligosakkaritler gaz yapıcı tesir gösterirler. Islatma suyunuzu döküp temiz su kullanarak pişirirseniz gaz şikâyetlerini en aza indirebilirsiniz. Hem de tüketirken kimyon eklemeniz de buna yardımcı olacaktır. Fazla pişirirseniz yumuşayıp lapa olabilir. Düdüklü tencerede makul vakitte pişirmek en en makul tekniktir. Pişmiş baklagilleri buzdolabında 3 gün saklayabilirsiniz.

Sebzeleri çok pişirmeyin: Sebzeleri doğradıktan sonra bekletmeden ve çok pişirmeden tüketmeliyiz. Bunun amacıyla en en makul teknik buharda pişirmektir. Vitamin ve minerallerini koruması amacıyla az su ile pişirmeli ya da çiğ olarak tüketmeliyiz.

Etlerin kolay sindirilmesi amacıyla kullanılacak tekniklerden biri: Haşlama: Etlerin gıda değerini ve keyfini kaybetmemesi amacıyla haşlama teknikini kullanabilirsiniz. Kaynamış suda bir vakit pişirin, amacıyla atacağınız sebze ve baharatlarla da keyfini ve gıda öğelerini zenginleştirebilirsiniz. Çok yüksek ısıda haşlamamaya ilgi edin yoksa etler sertleşebilir.

Et Sote
Et Sote

Aceleniz varsa eti sotelemeyi deneyin: Yapışmaz bir tavada yağ eklemeden etlerinizi soteleyebilirsiniz. Etiniz yağsız ise çok az sıvı yağ ekleyebilirsiniz. Etinizi ufak parçalara ayırdıysanız kısa vakit de pişecektir.

Izgara ya da mangal yapar iken dumanın gıda sinmemesine ilgi edin: Mangal yapıyorsanız etin kömürle ilişki etmemesine özen gösterin. Etiniz kömür ateşi ya da başka yüksek sıcaklığa en az 15 cm uzakta olacak şekilde yavaşça pişmeli ve mutlaka yanmamalıdır. Kömür kanserojen bulunduğu amacıyla mangal yerine Ocak üstüne döküm tava kullanabilirsiniz. Izgarada eti pişirirken her iki tarafını aşağı yukarı 5 dakika pişirebilirsiniz.

Yumurtanın en makul haşlanma vakit 10 dakikadır: Yumurta haşlarken kaynamaya başladıktan sonra ocağın altı kısılmalı ve tam pişmiş yumurta elde edilmelidir, bu da aşağı yukarı 10 dakikadır. Tabi haşlama kabınız, Ocak büyüklüğünüz ve yumurtanın organik olup olmaması vakiti biraz değiştirebilir fakat amacıyla yarı pişmiş olması tavsiye edilmiyor. Tam pişmiş durumunda biotin vitamini ve avidin proteininden yararlanabiliyoruz. Fazla pişmiş yumurtada sarısının çevresinde demir sülfür halkası denilen gri bir halka oluşuyor, o vakit da yumurtadaki demirden yararlanamıyoruz. O yüzden tam pişmiş yumurta ayarını tutturmak mühim.